• info@yachtlifetravel.com
  • +90 530 181 71 46

HABER DETAYI

Eylül 9, 2020 1:43 pm

Hüseyin Mengi: Altyapı Eksikliğimizi Düzeltirsek Mega Yat Üretiminde Dünyada 1 Numara Olabiliriz

Hüseyin Mengi: Altyapı Eksikliğimizi Düzeltirsek Mega Yat Üretiminde Dünyada 1 Numara Olabiliriz

Mengi Yay-Yatçılık Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Mengi, altyapı eksikliğinin giderilmesi durumunda Türkiye’nin mega yat üretiminde dünyada 1 numara olacağını ifade ediyor.

Türkiye, mega yat üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Mega yat üretiminde birbirinden önemli firmalarımız var. Bu firmalarımızın çalışmaları, üretimleri, tasarımları ülkemizin markalaşma sürecinde çok büyük bir adım aslında. İşte bu firmaların başında da hiç kuşku yok ki Mengi-Yay Yatçılık geliyor. Mengi-Yay’ın Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Mengi, üretim konusunda kalite olarak Türkiye ve İtalya’nın ilk sırada olmasına karşın adetsel anlamda Almanya ve Hollanda’nın liderlik için yarıştığına dikkat çekti. Mengi, “Son dönemlerde Çinli üreticiler de yat üretimi konusuna yoğun ilgi gösteriyor. Ozellikle Avrupa’da firmalarla satın alma görüşmeleri yaptıklarını biliyoruz” dedi.

Türkiye ‘Custom Made’ Alanında Bir Marka

Türkiye’de yat üretiminde seri imalat yapabilen bir marka yaratma noktasında birkaç firmanın çalışmaları olduğunu ve bu çalışmaların önemli noktalara geldiğini, ancak Türkiye’nin bu alanda değil, kişiye özel alanda daha güçlü hale gelmesinin önemini belirten Mengi, “Avrupalı veya dünyanın herhangi bir bölgesinde yaşayan ve ‘custom made’ bir yata sahip olmak isteyen kişiler bizi tercih ediyor. Bunda birkaç neden etkili. Birincisi ve en önemlisi üretim maliyetlerimizin düşük olması. Biz de İtalyan, Alman, Hollandalı veya Fransız müşterimiz ile aynı ekipmanı kullanıyoruz.

Ekipman Anlamında Eksiğiz, Yerlilik Oranımız Çok Düşük

Ancak burada önemli gelişme göstermemiz gereken nokta, ekipman. Bu alanda ciddi eksikliğimiz var. Yerlilik oranımız çok düşük. Şu anda yüzde 50’ler seviyesindeyiz. Yan sanayideki açığımızı kapatmamız şart” diye konuştu. “Yan sanayideki açığı kapatmakla birlikte üretim maliyetlerimiz de aşağıya gelecek” diyen Mengi, “Yan sanayide kaliteli malzeme üreten firma sayımız çok az. Olanlarda ithal malzeme ile aynı fiyata ürün satıyorlar. O zaman da bizim için yerli malzeme kullanmanın bir avantajı kalmıyor. Ancak, kaliteli ürün ortaya koyan firma sayısını artırırsak o zaman bu fiyat aşağıya gelir ve biz de maliyet yükünü azaltabiliriz” dedi.

11 Yaşımda Bu İşe Başladım, Eleman Sıkıntısı En Önemli Konu

Yatçılığın son dönemlerdeki en önemli sorununun yeteri kadar yetiştirecek eleman bulunamaması olduğuna vurgu yapan Mengi, “Ben 11 yaşında başladım bu işe. 30 yılı aşkın bir süredir sektördeyim. Biz daha çok çıraklıktan yetiştirerek eleman ihtiyacımızı karşılayabiliyoruz. Şimdi benim en genç ustam 32 yaşında. 50 yaşına kadar çalışsa 18 senemiz var. Ama bundan sonrasında sorun büyüyerek devam edecek. Meslek liselerinde okuyan gençler bu işi tercih etmiyorlar. Bizim sektörün geleceği açısından acilen halletmemiz gereken konu bu diye düşünüyorum” diye konuştu.

İşini Özenle Yapan Yatçı Sayısı 50’yi Geçmez

“Türkiye’de işini özenle ve düzgün şekilde yapan yatçı sayısı 50’yi geçmez” diyen Mengi, “Ben elemanlarıma benim yanımdan ayrılacaksanız kendi işinizi kurun, öyle gidin. Ben de size destek olayım diyorum. Çünkü buradaki tüm elemanları ben yetiştirdim. Onlar bana, ben de onlara emek verdik. Benden ayrılacaklarsa kendi işlerini kıırmalarını isterim” dedi. Böylece kaliteli iş yapan firma sayısının da artacağını ve yatçılığın daha iyi bir sektör haline geleceğini ifade ederek, “İş kurmak için ayrılan tüm çalışanların sektörün gelişmesi adına desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Monaco Fuarı’na Özel Yat İnşa Ediliyor

2000, yıllarla birlikte yurtdışına açılan Mengi Yay Yatçılık, halihazırda İsrail, Amerika, Almanya ve Fransa’daki firmalar ile işler yapıyor. Türkiye’nin yatçılıkta 2010 yılına kadar altın çağını yaşadığını ifade eden Mengi, şimdiye kadar farklı alanlarda birçok ödül kazandıklarını söyleyerek şöyle devam etti: “2010 yılında gemi-yat inşa alanında bir ödül kazandık. 2012, 2014 ve 2016 yıllarında Gemi Yat İhracatçılar Birliği’nden ihracat alanına yönelik kazandığımız çok önemli ödüllerimiz var. Bir İngiliz İş adamı için inşa ettiğimiz NB93 kodlu gemimiz ile The International Yacht and Aviation Awards ödülünü kazandık.

GİSBİR’in Yat Sektörüne Desteği Yüksek

GİSBİR yatçılara ciddi destek sağlıyor” diyen Hüseyin Mengi, “Monaco Fuarı için özel çalışmalar yapılıyor. Dış Ilişkiler Konseyi Başkanı Nurettin Çalışkan, orada yatçıları tek bir platformda toplamayı amaçlayan bir çalışma yürütüyor. Umarım başarılı olacaklar. Bunun yanında ‘Türkiye Yat Sanayi’ni anlatan bir belgesel çekiliyor. Önümüzdeki zamanlarda televizyonlarda yayınlanacak. Çalışmaların bu özen ile devam etmesi hem yurtiçinde hem de yurtdışında Türk yatçılığını daha bilinir hale getirecek” dedi.

Tasarım mı? Üretim mi?

Yat inşa aşamasında çıraklıktan gelme biri olarak, yıllarca üretim sürecinin daha önemli olduğunu düşündüğünü belirten Mengi, “10 yıl önce sorsanız tasarım o kadar da önemli değil, derdim. O zamanlar benim için görsellikten çok sağlamlık önemliydi. Ancak şimdi, her şeyden önce tasarım çok önemli. Tasarımınız güzel olmadığı sürece altından da yapsanız bir değeri yok. Neticede müşteri beğenisine sunulan bir iş yapıyoruz” dedi.

Markadan ötürü yabancı tasarımcılar tercih ediliyor

Müşterilerin çoğunlukla marka olmasından ötürü yabancı tasarımcılarla çalışmaktan yana olduğunu dile getiren Mengi, “Türkiye’de çok önemli tasarımcılar var. Tanju Kalaycıoğlu, İbrahim Karataş, Selahattin Gürdaş gibi isim yapmış tasarımcılarımız var. Ancak marka olmalarına rağmen bizim tasarımcılarımızın projeleri iyi olsa bile, Hollandalı, İtalyan veya İngiliz bir tasarımcının projesi tercih edilebiliyor. Bu, tamamen müşterinin tercihine bağlı bir durum olduğundan müdahale etme şansımız olmuyor. Ama Türk tasarımcılarımız ile yaptığımız önemli projelerimiz de var tabi ki.”  44 metrelik Virtus isimli yatın projesinde, “İç tasarımı İtalyan, mühendislik işlerini Hollandalı ama tüm denetim işlerini Türk mühendis firmasına verdik” diyen Mengi, böylece hem maliyeti düşürdüklerini hem de projeye Türk bir mühendislik firmasını dahil ettiklerini söyledi.

Yatı Hangi Amaçla Kullanacaksınız?

“Yat inşa ederken en önemli konulardan bir tanesi hangi amaç için istenildiğidir. Charter mı yapılacak? Özel amaçlı mı kullanılacak? 45 metre ve üstü bir tekne için en önemli konu ise, kapalı hacminiz 500 groston üstünde 000 yoksa altında mi olacak? Çünkü üstünde olursa gemi sınıfına giriyor, 12 yolcu gemi kapasitesini geçince de gemi sınıfına giriyor. Gemi sınıfına girince de charter klas, gerekiyor.” Bu değişenlere göre, tekne güverte ölçülerine karar verdiklerini belirten Mengi, “İnsanlar daha önce hiç yat almamışlarsa birkaç tane tekne gezdiriyoruz. Çünkü insanlar daha çok açık alanda vakit geçiriyor. Bu nedenle de müşterileri açık alanda zaman geçireceklerine ikna etmek gerekiyor. Tabiİ istenilen yat tipiyle de ilgili bir durum bu” dedi.

Kişisel Zevke Hitap Eden Bir İş Yapıyoruz, SEA STAR 97 No’lu Projemiz

En son denizle buluşturdukları SEA STAR isimli tekneyle alakalı olarak Mengi, “SEA STAR teknemiz 97 No’lu projemizdir. Yani bizim denize indirdiğimiz 97‘inci teknemiz… Bu teknenin tasarımı İtalyan bir tasarımcıya ait. Her teknede tasarımcı değişebiliyor. Bazen istesek de aynı tasarımcıyla devam edemiyoruz. Bunun sebebi de şöyle; müşteri size hayalindeki bir projeyi anlatıyor, her tasarımcı o projeye uygun olmayabiliyor. Bazılarının kendine göre bir çizgisi oluyor ve onun dışına çıkmıyor. Tasarımda kendine göre farklı istekler oluşabiliyor. Müşterimizin isteklerini yapabilecek tasarımcılar hangileriyse onlara yönlendiriyoruz. Müşterimize ikisi yerli biri yabancı olan üç alternatif sunuyoruz. Özellikle yerliye önem veriyoruz. Müşterimiz onlardan birini seçiyor ve onunla ilerliyoruz.

Pandemi, lüks yat sektörüne olumlu yansıyacak

AB ülkelerine gemi ve yat ihracatı ilk çeyrekte yüzde 46 arttı. Bu artışa sebep olan etkenler nelerdir sorumuza yönelik olarak Mengi, “Yat ihracatı, son dönemlerde açıklanan rakamlarda yüzde 46 arttı. Açıkçası bu durumu pandemiye bağlamıyorum çünkü teknenin faturalarına bakarsak anlaşmaların bir iki sene öncesinde yapılmış sözleşmeler olduğunu görürüz. Kesinlikle pandeminin de etkisi var onda hemfikiriz ama son zamanlardaki artışın fatura birikiminden kaynaklandığını söyleyebilirim. Bizde de öyle bir durum oluştu. 2019’da kesmemiz gereken faturayı 2020’de kestik. O da pandemi aylarına denk geldi. Bu süreç özellikle lüks yat sektörüne olumlu yansıyacak. Belli bir bütçe ayıran insanlardan son zamanlarda talepler gelmeye başladı. İki ailelik tekne istiyorum diyenler var. Bundan sonraki tatilimde tekne ile gezmek istiyorum diyenler de… Bunun olumlu yansımalarını 2021 ve 2022’de göreceğiz. Çünkü tekneyi bugün sipariş verirseniz, örneğin Sea Star boyundaki bir tekneyi ancak 2022 yılında teslim alırsınız. Daha küçük boyutların belki bir senede, mega yat boyutların ise minimum iki sene civarında teslimi yapılabilir” dedi.

Yat Üreticileri Olarak Mutlaka Ayrı Bir Yerde Olmalıyız, Fiziki Koşullarımız Yetersiz

Türkiye, kendi markasını oluşturma konusunda neler yapabilir konusuna yönelik olarak Hüseyin Mengi, “Tersanelerimizin kullanım sözleşmesinin 49 yıl olmasında, devlet yetkililerimizin, GİSBİR Başkanımızın, Deniz Ticaret Odası yetkililerinin emeği var. Onun için tüm emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Biz, yatçılığı Türkiye’de ve dünyada ileri götürebilmek için yetkililerimizle görüştük. Nuh Sanayi Sitesi ve onun yakınında başka bir tesis daha var, küçük imalatçılarımızla beraber mutlaka ayrı bir bölgede olmalıyız. Buraya gelen bir müşteri, Nuh Sanayi Sitesi’ne girdiğinde bırakın aracını park etmeyi, kendi teknesine ulaşmakta güçlük çekiyor. Çoğunun söylediği, ‘ben burada bir daha tekne yaptırmam’ oluyor. Bunu teknenin imalat aşamasında ve devam eden ilk 8 ayda duyduk. Ondan sonra tekne denizde bitirilince ‘bu tekne buradan nasıl çıktı’ diye çok eleştiri aldık. ‘Tekne çok güzel oldu ama sizin mutlaka başka bir yere gitmeniz lazım’ denildi.  Bunu yıllardan beri söylüyoruz. Ben de bunun en az 15 yıldan beri mücadelesini veriyorum. Yetkili tüm mercilerimizle yapılan ve yapılacak olan görüşmelerde yakın zamanda iyi bir yere kavuşmayı sektörüm adına temenni ediyorum. Yetersiz olan fiziki koşullarımıza bir çözüm bulunamaz ise emin olun ki Türkiye’deki müşteriyi Avrupa’ya kaptırabiliriz. Dolayısıyla Türkiye’nin yatırıma ve de dövize ihtiyacı var” dedi.

ÖZEL HABER

Ahmet Doğan-YACHT LIFE & TRAVEL

HABERE YORUM YAP

HABERE YAPILAN YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.